| İznik Gölü'nün Gizemi |
|
|
|
|
İznik Gölü'nün Gizemi Gölün kuzeyinde Samanlı Dağları, güneyinde ise Gemiç ve Avdan Dağları sıralanmıştır. Batısı Orhangazi, doğusu ise İznik ilçeleriyle çevrilidir. Doğu-batı yönünde 32 km’dir. 20 km kadar da genişliği vardır. Gölün en derin yeri 65 metredir. Suyu tatlıdır. Yüzölçümü, 303 km²’dir. Denizden 85 m yükseklikte bulunan gölün batısından bir kanal ile Gemlik Körfezi’ne akan bir dere vardır. Kerevit, sazan, yayın avlanılan gölün suyu ile, İznik ve Orhangazi Ovaları sulanmaktadır. Gölde, 1950’li yıllara kadar motorlarla büyük ölçekte nakliyecilik yapılmaktaydı. Göl çevresi, doğal güzellikleri çok hoş bir alandır. Yoğun yapılaşma olmaması nedeniyle piknik yapmaya çok uygundur. Göl, doğudan batıya doğru uzanır. Uzunluğu yaklaşık 22 km, genişliği ise 10 km'dir. Bu göl, iki sıradağ arasında yer almıştır. Kuzeyden düzenli bir hat oluşturan şimdiki Katırlı Dağı yani Arganthonius Güneydeki Olimpos Dağlarının, çeşitli bitkilerle çok güler yüzlü bir görünümü vardır. Mitolojiye göre bu Askanius Gölü, Mysia kıtasına ait olduğu için o kıtanın bir bölümü olan Askania'nın adını almıştı. Askania/İznik kasabası gölün kenarında kurulmuştu. Gölün suları buradan Askanius Irmağı ile denize akıyordu. Bu bölgenin adı Delionide idi. Göl kuzel ve güneyden sıradağlar ile kuşatılmıştır. Doğu ve batıya doğru iki dar vadi uzanır. Gölün suları bir taraftan denize akarken, göle akan dere ve yağmur suları göl için yeterli olamayacağı için, göl içinde kaynakların varlığını kabul etmek zorundayız. Gölün kuzey sahillerine iyice dikkat edilirse suların kıyıdan çekildiği görülür. Bu olay Katırlı Dağı'nın yamaçlarından inen millerin sonucu oluşmuştur. Gölün suları acımsıdır. Aristote'un söylencesine göre bu acılık, deniz tuzlarından olmayıp suda erimiş güherçiledendir. Gölde halen bilinmeyen çok çeşitli balıklar vardır. Gölde bir çeşit havyar balığı bulunur. Fakat yakalanması oldukça zordur. Çoğunlukla gölün üzerinde kayıklara rastlanmaz. Gölün sedefleri ve balıkları gibi suyun tedavi özelliği de şimdiye dek hiç araştırılmamıştır. Genellikle çok sayıda kuşların uğrak yeri olan sahillerinde suda yetişen cinsten çok az sayıda bitki vardır. Göl ve çevresinde balıkçıl ile leylek ve saka cinsleri çok bulunur. Uzun bacaklı ve uzun gagalı kuş türlerinin bir çoğu bu kıyılarda, insanlardan hiç ürkmeyerek gezerler. XVI. yüzyıl Şeyhülislam ve tarihçilerinden Hoca Sadeddin Efendi’nin kitabında İznik Gölü şöyle tanımlanıyor: “İznik’in güzelliklerinden biri de kaleye bitişik büyük bir gölün varlığıdır. Bu gölün çevresini bir atlı, ancak bir günde dolaşır. Gölden avlanan balıklar pek lezzetli olup, çevreye hediye olarak gönderilir. Yılın kurak aylarında su çekilince ortasında bir takım büyük yapılar meydana çıkar. Bunların Nuh aleyhisselamın oğlu Sam’ın yaptırdığı binaların kalıntısı olduğu söylenir. Sam’ın Tufandan sonra İznik’i kurarak burada yerleştiği meşhurdur. “ 1 1650 yılında ünlü gezgin Evliya Çelebi’ye göre İznik şöyle tanımlanmıştır: “İznik Gölü’nün vasıfları Kalenin batı kısmındadır. Batıdan Gemlik kasabası körfezine bir ayağı akar. Çevresinde kırk beş parça bağ ve bahçeli, camili, hamamlı, çarşılı köyler vardır. Göl içinde otuz adet balık avlayan kayık bulunur. En fazla derinliği yirmi kulaçtır. Gölün dört tarafını bir kimse atla bir günde dolaşır. Suyu gayet güzel olduğundan yetmiş türlü balık yetişir. Bunlardan İlhaniye, Eğe ve sala balıkları meşhurdur. Hiç kokuları yoktur. Gayet güzel çorba ve tavaları olup kolay hazmedilir. Aynı zamanda çok besleyicidirler. Balıkçılar avladıkları balıkları Yenişehir’e, Gemlik’e ve Pazarköyü’ne götürüp satarlar. Şehrin halkı çamaşırlarını göl suyunda yıkarlar. Hiç sabun sürmedikleri halde yine bembeyaz olur. Bu gölde bir atı yedi gün yıkasalar ve suyundan içirseler eti ve yağı semiz olur. Bu gölde bulunan pullu balık gayet lezzetli olur. Ama tepesinde iki sivri kemik olur ki onu kırmak lazımdır. O kemikler çıkarılmadan pişirilirse balığın eti yemyeşil olur. Yine bu kemiği diğer diri bir balığa saplasalar vücudu mahvolur. Bunun için bu gölde bulunan diğer balıklar kemikli balıktan korkarlar. İznik şehrinin kıble tarafında ve Arnavud dağının arkasında Bursa Yenişehir’i bulunur. Lodos tarafında, göl aşırı deniz kenarında Gemlik kasabası vardır. Batı tarafındaki Pazar köyü kasabasının minareleri görünür. Doğu yönünde Geyve beş saatliktir. İşte Yenişehir bu kasabaların arasında olup (Engürücük) ve Lefke kasabalarına dokuz saattir.” Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde göl. Marmara Bölgesi’nin doğu-batı doğrultusunda peşpeşe dizilmiş çukur sistemlerinden Pamukova-İznik-Gemlik Körfezi çöküntü alanı sırasının orta kesimindeki tektonik kökenli bir çukurun dolmasıyla oluşan göl, kabaca elips biçimindedir. Kuzeyinde Samanlı Dağları, güneyinde Avdan Dağı vardır. 298 km²’lik yüzölçümüyle Marmara Bölgesi’nin en büyük gölüdür. Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 32 km, en geniş yeri 11,5 km’dir. Derin göllerden olan İznik Gölü’nün büyük kesiminde derinlik 30 m’yi aşar. Gölün güney kıyısının açığında kıyıya koşut olarak 13 km boyunca uzanan bir çukur vardır. Yaklaşık 60 m derinliğindeki bu çukurun en derin yeri 65 m’yi bulur. Gölün su yüzeyi ise deniz yüzeyinden 85 m daha yüksektedir. İznik Gölü’nün su toplama alanı 1.246 km²’dir. Göle su taşıyan akarsuların en önemlileri kuzeydoğudaki Karadere ile güneybatı kesimine akan ve Kocadere adıyla da bilinen Sölöz deresidir. Göl bunlardan başka dipteki karstik kaynaklar ve yağmur sularıyla da beslenir. Garsak (Karsak) Suyu gölün fazla sularını Gemlik Körfezine boşaltır. Garsak Suyu, aslında doğrudan İznik Gölünden çıkmaz, gölün güneybatısında bulunan birkaç metre yüksekliğindeki çakıl ve kum setinden sızan sularla oluşur. Beslenme kaynakları, buharlaşmayla yitirilen suyu gerektiği kadar karşılayamadığı için, İznik Gölünün belirgin bir gideğeni yoktur. Gölün çevresinde zeytinlikler, bağlar ve meyve bahçeleri vardır. Suları tatlı olan gölde sazan ve yayınbalığı ile kerevit yaşar. İznik Gölü ve çevresi turizm bakımından önem taşır. Bunda doğal güzelliklerin yanı sıra, göle adını veren tarihsel İznik kenti de rol oynar. İznik Gölü’nde ilkbahardaki yüzey suyu sıcaklıkları, sonbahar dönemine oranla biraz daha düşüktür. Gölün güney kıyılarının büyük bölümü kumsaldır. İznik Gölü’nde tatlı su balıkları avlanabilmektedir. Tepelerdeki kuşlar da baykuşlardan daha önemsiz değildir. Bu yamaçlardaki çam, defne, zakkum türü ağaçların yoğunluğu bizim ülkemizde görülmez. Agnus castus denilen ufak ağaçlar, ilin güneybatısındaki bazı bölgeleri tümüyle örtercesine çoktur. Ara sıra büyük dut ve zeytin ağaçlarına da rastlanır. Vadilerinde kestane ve çınar kuruları vardır. Keçi yolları bu ağaçların arasından yılan gibi bir yol izler. Fakat köyler görünmez. Bu köyler sürekli yeşillik yerler arayan, Avrupalılar'ın aksine yollardan uzak yerlerde kurulmuştur. Jeomorfoloji uzmanı Pr. Dr. İlhan Kayan’ın bölgemizde yaptığı araştırmalarda İznik gölünün su düzeyinin, İ.Ö 6000 yıl öncesinde günümüzdeki su düzeyinden birkaç metre yüksekte bulunduğu . İ.Ö 6-3 bin yıllarında ise, günümüzdeki su düzeyinden birkaç metre aşağıda bulunduğu anlaşılmıştır. İznik gölünün su düzeyinin bu yıllar içerisinde 5-6 metrelik düzey farkı, gölün alanında genişletmiştir. Prof. Dr. İlhan Kayan’ın ifadesine göre İznik gölü geçmişte batı yönüne doğru iki kilometre kadar genişti. Bu nedenle geçmişte kurulan yerleşimlerin bazıları göl içinde kalmıştır. 1 Hoca Sadeddin Efendi, Tacü’t-Tevarih 1, Haz. İsmet Parmaksızoğlu, Kültür Bak. Yay., Ankara, 1979, s. 73-74.
Kaynak : Avrasya Etnografya Vakfı Yayınları - Bassilinopolis'ten Pazarköy'e Orhangazi (Raif Kaplanoğlu) Web Sayfası : www.etnografya.org Önemli Uyarı : Yazı ve Fotoğrafların İzin Alınmadan Kopyalanması Yasaktır!
|


